Kartepe’de Ticari Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Rehberi
Türk Ticaret Kanunu’na 7155 sayılı Kanun’la eklenen ve 1 Ocak 2019’dan bu yana yürürlükte olan 5/A maddesi, konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin ticari alacak ve tazminat taleplerinde arabuluculuğu dava açmadan önce zorunlu bir aşama hâline getirdi. 2026 itibarıyla Kartepe ve çevresindeki sanayi ile ticaret işletmelerinin büyük bölümü, tahsil edemedikleri bir faturayla mahkeme kapısına dayanmadan önce bu süreçle karşılaşıyor. Ancak sürecin nasıl yürütüldüğü, sonucun ne kadar hızlı ve verimli olacağını doğrudan belirliyor.
Ticari Uyuşmazlıkta Arabuluculuk Neden Artık Bir Seçenek Değil, Bir Zorunluluk?
TTK m.5/A, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabuluculuğa başvurulmadan dava açılmasını usulden ret sebebi sayıyor. Bu kapsam, fatura alacaklarını, cari hesap borçlarını, hizmet bedeli taleplerini ve sözleşmeden doğan parasal talepleri geniş biçimde içine alıyor.
Somut bir örnek üzerinden bakalım: Kartepe’de metal işleme yapan bir atölye, İzmit’teki bir müşterisine teslim ettiği ürünlerin bedelini altı aydır tahsil edemiyor. Atölye sahibi doğrudan icra takibi veya dava yoluna gitmeden önce, öncelikle arabuluculuk bürosuna başvurmak zorunda; aksi hâlde açacağı dava, esasa girilmeden usulden reddedilir. Bu zorunluluk, taraflara mahkeme öncesinde bir müzakere fırsatı sunmayı amaçlıyor; sadece bürokratik bir engel değil.
Kartepe’deki Bir İşletme İçin Süreç Nasıl Başlar?
Süreç, alacaklı tarafın yerleşim yerindeki veya karşı tarafın işyerinin bulunduğu adliyedeki arabuluculuk bürosuna yazılı başvuruyla başlıyor. Büro, başvuruyu listeden bir arabulucuya havale ediyor; arabulucu de tarafları ilk toplantıya davet ediyor.
Derince’de faaliyet gösteren bir lojistik firmasının, taşıma bedelini ödemeyen bir tedarikçisine karşı başvurduğunu düşünelim. Firma, başvuru dilekçesine fatura ve irsaliye kayıtlarını eklediğinde, arabulucunun ilk toplantıyı daha kısa sürede planlayabildiğini görüyor. Kocaeli genelinde genel arabuluculuk sürecinin işleyişini daha ayrıntılı incelemek isteyenler için arabuluculuk sürecinin adım adım nasıl ilerlediğine dair yazımıza da göz atılabilir.

Görevlendirmeden Son Tutanağa: Sürecin Zaman Çizelgesi
Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi uyarınca ticari uyuşmazlıklarda arabulucu, görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde süreci sonuçlandırmakla yükümlü; zorunlu hâllerde bu süre en fazla iki hafta daha uzatılabiliyor. (İş uyuşmazlıklarındaki üç hafta + bir hafta süresiyle karıştırılmamalı; ticari davalarda TTK m.5/A’nın öngördüğü altı hafta + iki hafta geçerlidir.) Bu kısa ve net zaman çizelgesi, sürecin dava kadar uzun sürmeyeceğinin de bir güvencesi.
Süreç sırayla şöyle ilerliyor: başvuru ve arabulucu ataması, ilk toplantı daveti, tarafların bir araya geldiği müzakere oturumu, ardından anlaşma veya anlaşamama ile sonuçlanan son tutanağın düzenlenmesi. Toplantıya hazırlıksız gelen bir taraf sıkça şu hatayı yapıyor: elindeki hesap dökümünü veya sözleşme metnini yanında getirmeden oturuma katılıyor ve karşı tarafı ikna edecek somut veriden yoksun kalıyor.
2026 yılı için geçerli arabuluculuk asgari ücret tarifesi 26.12.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı; ücretlendirme, uyuşmazlık konusu miktara göre değişiyor ve taraflarca genellikle eşit paylaşılıyor.
Arabuluculuğu Yalnızca Bir Formaliteye İndirgemek Neden Kısa Vadeli Bir Hata?
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir tutum var: bazı işletme sahipleri, arabuluculuğu dava açabilmek için zorunlu olarak geçilmesi gereken bir gişe gibi görüyor. Örneğin yıllardır çalıştığı bir bayisinden alacağı olan bir toptancı, toplantıya “nasılsa anlaşamayacağız” diyerek hiç teklif hazırlamadan gidiyor ve on beş dakika içinde anlaşamama tutanağı alıp ayrılıyor.
Bu yaklaşımın bir mantığı yok değil; karşı taraf zaten ödeme niyetinde değilse, süreci uzatmanın anlamsız olduğu düşünülebilir. Ancak özellikle Kartepe ve Kocaeli sanayi bölgesinde, tarafların çoğu zaman uzun soluklu bir tedarikçi-müşteri ilişkisi içinde olduğunu unutmamak gerekir. Bir alacak uyuşmazlığı yüzünden ilişkiyi tamamen koparmak yerine, gerçek bir müzakere denemesi genellikle hem ticari ilişkiyi hem de zamanı koruyor.
Kanaatimizce doğru yaklaşım, sürece formalite gözüyle değil, gerçek bir çözüm fırsatı gözüyle bakmak. Arabulucunun tarafsız konumu, mahkemede aylarca sürecek bir yargılamanın önüne geçebilecek somut bir ödeme planı veya taksitlendirme üzerinde anlaşmayı mümkün kılabiliyor; bu da özellikle nakit akışı sınırlı KOBİ’ler için önemli bir avantaj.

Anlaşma Sağlanırsa ve Sağlanamazsa Hukuki Sonuç Ne Olur?
Taraflar arabuluculuk sürecinde anlaşırsa düzenlenen anlaşma belgesi, üzerine icra edilebilirlik şerhi verildiğinde ilam niteliğinde belge hâline geliyor; yani karşı taraf edimini yerine getirmezse doğrudan icra takibi başlatılabiliyor, ayrıca bir dava açmaya gerek kalmıyor.
Anlaşma sağlanamazsa arabulucu tarafından düzenlenen son tutanağın aslı veya onaylı örneği, açılacak davanın dilekçesine eklenmek zorunda; bu belge olmadan dava usulden reddedilebiliyor. Örneğin yukarıdaki metal atölyesi örneğinde, taraflar toplantıda anlaşamazsa atölye sahibi, elindeki son tutanakla birlikte alacak davasını açabiliyor ve süreç mahkemeye taşınıyor.
Kartepe’deki KOBİ’ler Süreci Nasıl Yönetmeli?
Ticari uyuşmazlıkla karşılaşan bir işletmenin, arabuluculuk sürecine sistematik yaklaşması, hem zaman hem de maliyet açısından fark yaratıyor. Yukarıdaki Kartepe’deki atölye ve Derince’deki lojistik firması örneklerinde olduğu gibi, belgesini hazır tutan ve toplantıya gerçek bir çözüm önerisiyle giden taraf, genellikle süreçten daha hızlı ve daha az yıpranarak çıkıyor. Aşağıdaki noktalar, sürecin daha verimli ilerlemesine yardımcı olabilir:
- Fatura, irsaliye, sözleşme ve yazışma kayıtlarını düzenli ve eksiksiz tutmak
- Arabuluculuk toplantısına somut belgeler ve gerçekçi bir teklifle hazırlanmak
- Süreci yalnızca dava öncesi bir formalite değil, gerçek bir müzakere fırsatı olarak değerlendirmek
- Anlaşma sağlanırsa belgeye icra edilebilirlik şerhi aldırmak
- Anlaşma sağlanamazsa son tutanağı saklamak ve dava dilekçesine eklemek
Kartepe ve çevresindeki ticari hayatın sürekliliği açısından, arabuluculuk sürecinin doğru yönetilmesi, hem dava yüklerini azaltıyor hem de işletmeler arasındaki ticari ilişkilerin sürdürülebilirliğine katkı sağlıyor. Somut hukuki durumunuza özgü bir değerlendirme için bu süreci bir avukatla birlikte planlamanız faydalı olacaktır.
Yasal Uyarı


